14 Eylül 2008 Pazar

Hayatta nefret ettiğim şeyler - 5

Gün, İkea - Media Markt - Real Bermuda şeytan üçgeninde geçti... Maaşallah, sanki bütün İstanbul ordaydı. Gene boşaldı da cepler ama konu bunlar diil!

Eve döndükten sonra aldıklarımı yerleştirirken o da ne! "Hsktrrrr, almayı unuttuk" nidaları arka arkaya yükseliyor. E be insan evladı, gene aynı muhabbet olacak ama 30 yaşındasın, defalarca aynı, yıllardır aynı, hep aynı, usanmaz mı insan? Bak cevabı verdik aslında, insan dedik... Neyse... Gerçekten nefret ediyorum, almak istediklerimi unutmaktan... Çok gerçekten ama...

Ps. Aslında merak ta etmiyor değilim, okuyanlar arasında nefret ettiklerimiz tutanlar var mı diye... Merak edenler, etiketlerden "Hayatta nefret ettiğim şeyler" e tıklasın. Daha 4 deyiz ama çoğalacak bendeki bu mantık devam ettikçe... O kaddar çok var ki...

13 Eylül 2008 Cumartesi

This is A State Of Trance...

This is A State Of Trance, with Armin van Buuren...

Müzik dediğin seni hayattan soyutlamalı, alıp bir yerlere götürmeli... Armin 'in 04 Eylül tarihli seti, A.S.O.T 368 yankılanıyor SadenerLand 'de... Tabii ki alkolsüz :) Ossun...

Hacettepe, komedi bu yaa...

Lig öncesi TFF 'de kuralar çekiliyordu. Fikstür belli olunca ilk hafta maçlarına bakarken Hacettepe diye bir takım gördük. Sponsorluk bölümümüze sordum, onlarında bilgisi yoktu. Bi tarafımızla gülmüştük, bu ne yaa demiştik lige bak mahalle maçları gibi...

Al sana Hacettepe! Şahsınızda onlardan özür diliyorum. Komedi bu yaa... 70'lik Aragones, 29 milyon avroluk Güiza, 33'lük Josico... Bu İspanyollar olmadı galiba, Yalan Rüzgarı 'nı anımsattı bana... Daha 3. hafta... Yazık bize, yazık bana, yazık ruh sağlığıma... Ahhh ah!!!

11 Eylül 2008 Perşembe

Yaa biri bana izah etsin lütfen...

İstanbul 'um şaka gibi, gizemli ve efsane bir yerdir. Daha dün evimden çıktığımda günlük güneşlikken, karşıya geçince bardaktan boşanırcasına yağmur yağmasına alıştım artık.

Ama gerçekten anlayamadığım bir şey var. Bu ara günler zor geçiyor, işler yoğun, ofisten geç çıkıyorum. İftara kadar eve yetişmeye çalışıyoruz ama nafile tabii... Yollar kilit, arpa boyu ilerlemiyor trafik... Yaw, ne zaman ezan okunuyor, iftar oluyor, o zaman boşalıyor her yer... Yaw nassıl oluyor, nereye gidiyor bu kadar insan bu kadar araba, neler oluyor, buhar mı oluyor etraf!!! Gerçekten bir Allahın kulu anlatsın bana, 30 yaşındayın anlayamıyorum, dimağımda canlanmıyo ...

Özledik be kahvaltıyı...

Mübarek Ramazan ayının 11. gününü yaşamaktayız... Oruç tutarken, kimisi susar, kimisini sigarasızlık zorlar, kimisi acıkır falan filan... Ben de daha farklısı var, beni bırak 3 gün yemeden tutarım ama ben de kahvaltı etmeyi özlüyorum yaw! Bahsetmeden olmayacak... Hoş haftada bir iki belki imkan oluyor ama resme bak resme... Ramazan sonu daha fuar başlamadan hakiki bir saray kahvaltısı edilir... Söz, her zamanki gibi menüde ne varsa söyleyeceğim....

10 Eylül 2008 Çarşamba

Hayatta nefret ettiğim şeyler - 4

Gerçekten Bilişim fuarı hazırlıklarından nefffffretttt ediyorum! Hissediyorum, içten bir his bu... %100 sado mazoşistim ben muhakkak, kesin, garanti... Bir insan, nasıl kendine bu kadar acıyı çektirebilir ki? Hem de her sene artan dozajda, akıllanmadan ve usanmadan...

8 Eylül 2008 Pazartesi

Yorumsuz

Bazen, kendimizi hayatın içinde kaldıramayacağımız yüklerin altında buluruz ya... En kötüsüdür bu duyguların, asla yılmak yok!