4 Mayıs 2009 Pazartesi

Twenty7 live in The HALL / 08 Mayıs 2009

Son bir yıldır Los Angeles’ta verdikleri konserlerle dinleyici kitlesini artıran Twenty7 , 8 Mayıs Cuma akşamı The Hall’da ilk İstanbul konserini gerçekleştirecek.

Twenty7, iki Türk müzisyen Alper Çakır ve Okan Şarlı’nın Los Angeles’ta bir araya getirdikleri deneysel “jam session”larda ortaya çıktı. Bu mini konserlerde şekillenen grup, davulda İsrail’den Erez Ginat ve vokalde San Francisco’dan Audrey Liana Bernal’in katılımıyla bugünkü kimliğine kavuştu.

İlk konserini dünyaca ünlü The Doors, Rolling Stones, Guns N’ Roses, Motley Crue gibi grupların çıkış yaptığı Whisky a Go Go’da gerçekleştiren Twenty7 aynı kulüpte konserlerine devam etti ve Sunset Strip müzik festivaline davet edildi. Müzisyenlerin kendi kültürlerini yansıtan soundlarını modern Los Angeles rock soundu ile harmanladıkları şovları, dinleyiciler ve eleştirmenler tarafından kendine özgü bulunan grubun, enstrümanları kullanmadaki yetenekleri, eklektik müzik yapıları ve renkli sahne şovları hayran kitlelerinin kısa zamanda artmasını sağladı.

Twenty7, İstanbul’da ilk konserini 8 Mayıs’ta The Hall’da gerçekleştirecek. Performansın başlama saati 2100... Biletlerse aşağıda :)

Biletix bilet satış

-37 derecede geçen bir macera

İşte hayat bu... Gerçekten bu... İnsan hayattan zevk almasını bilmeli, çünkü kimse ve hiçbirşey ona o zevki yaşatmak için uğraşmaz. Yalnızsın bu hayatta, tek başına... O kadar kıskandım ki, kelimeler kıfayetsiz kalır. O kadar özendim ki, içim buruldu... Benim gibi soğuk sevdalısı bir insan için heralde yapılabilecek son nokta... İşte dünyanın en cool! maratonu :)

2003 yılından beri gerçekleştirilen bir sıradışı maraton var. Bu maraton, başka maraton... NorthPole Marathon 2009... Evet yanlış duymadınız, bu yarış Kuzey Kutbu'nda düzenleniyor. Herkese açık olan bu maratona katılım bedeli Euro 11.900.- Toplamda 4 gece - 5 gün sürecek programdaki, seyahat, konaklama ve diğer tüm detaylar bu bedele dahil :) Bu senede dünyanın en soğuk maratonu, inanılmaz ve unutulmaz görüntülere sahne oldu. Rus atlet Evgeniy Gorkov’un 4 saat 27 dakikalık derecesiyle ipi göğüslediği maratona, 13 ülkeden ve 6 kıtadan toplam 37 katılım gerçekleşti.

Sıcaklığın zaman zaman -37 dereceye kadar düştüğü bu maratonda, soğuğa karşı koşucuların, düzenli olarak doktorlar tarafından kontrolden geçiriliyor. İlk yapılan 2003 yılından beri kimsenin soğuktan ölmediği, hatta diğer koşulara göre daha sağlıklı olduğu özellikle belirtiliyor. Tabii ki bir amacı var bu yarışmanın, dünyamızdaki küresel ısınma... Bu konuya dikkat çekmek, özellikle geçen hafta içerisinde Kuzey Kutbundan kopan ve New York şehri kadar büyüklüğü olduğu tahmin edilen yaklaşık 700 km2'lik buzul parçasından sonra daha da anlamlı...

Yarışmacılardan biri de eski bir opera sanatçısı olan İngiliz Ted Jackson... Yarışın 42.9 km’lik mesafesini 9.5 saatte tamamlayıp 26. olarak ayrıldı. Sıcaklığın zaman zaman -36 dereceye düştüğü maratonu tamamlayan Jackson, maratona bir kasabın buzhanesinde antrenman yaparak hazırlandığını söyledi. Yarış sonrası Jackson 'ın suratı, diğer yarışmacılar gibi karkarla kaplanmıştı :) Yaptığı açıklama ise `İnanılmaz bir duygu. İnsan soğuktan kalbinin duracağını sanıyor. Her ne kadar kendimizi soğuktan koruyan kıyafetler giysek de, açıkta kalan yerlerimiz karla kaplandı` şeklinde idi... Nasıl bir zevktir ki bu ya :)
İşte size bu maratondan bir kaç kare... Ufak bir yorumum olacak, galiba özgürlük bu demek... Hatta hayat bu demek... Böyle bir zevke ayıracak yaklaşık Euro 12.000.- param olsa, asla tereddüt etmeden katılırdım. Unutmadan katılmayı planlayanlara bir sonraki tarihi de verelim, 10 Nisan 2010'da...



North Pole Marathon: World's Coolest Marathon

Nerelerdeydiniz?

Wallah da seyretmedim, billahta seyretmedim. Hatta dedim en az 3 - 4 olur, yazık olur bize. Bu Aragones yüzünden gerçekten ne hırs, ne heyecan, ne şevk, ne aşk kaldı... TV 'de skoru görünce nutkum tutuldu, dumur oldum, daha da öfkelendim.

Küme düşmeye oynayan tüm takımlara puan kaptıranlar, son haftaların formda takımına seyircisi önünde sahayı dar ederse, daha geçen hafta Ankaragücü karşısında 2 pas yapamayanlar, efsane Barça gibi takır takır top çevirirse, tüm sezonda toplasan 2-3 şutu olan Guiza, tek maçta 3 inanılmaz şut çekip birinde gene Rüştüyü avlarsa, lige haftalar önce veda edenler, bu sene oynadığı hiçbir derbi maçını kaybetmemişlerse, ben de bu adamlara sorarım nerdeydiniz bugüne kadar a.q. diye... Yazıklar olsun, wallahta billahta hiç sevinmedim, hatta hatta çok kızdım... Günaydın beyler, geçti koca sezon, sürmeli sizin gibi eşşekleri Niğdeye...

Guiza'ya için de ayrı bir şeyler yazasım var. Ne de olsa malum çok hassasım bu konuda :) Yıl boyu sana sövdüm, sövdüm de sövdüm. Ne pırasalığın, ne lahanalığın, ne eşşekliğin, ne de öküzlüğün kaldı benim gözümde... A be acıların çocuğu! Madem böyle oynayabiliyorsun, niye oynamıyorsun? Geçen hafta o kaçırdığından sonra bu attığında neyin nesi? Yazık, çok yazık, geçen günlere yazık... Yazık etmişsin Guiza sen... Daha öncede yazmıştım, sen at yeter ki golleri ben göt olmaya razıyım!
2 çift de Bejeke'ye yazayım, 6S'de nasibini alsın bari... Nerde kaldı ezeli rakebat canlar! Güzel bir tezahürat vardır ya, şampiyonluk yarınlara kaldıııııı, gördün mü Kartal amcanın aynasınııııı... Yeşil'in laneti bu hahaha yeşiiil, ah yeşil... :))))) Umarım üzülmemiştir...

2 Mayıs 2009 Cumartesi

2 - 6 (Yazıylaikialtı)

Oha! Oha! Yok artık ebenin orası Ali Sami... Hani ben dedim zaten Barça kesin alır, 2-1 falan olur diye ama ayıp ya walla! Hayır üzüldüm NTV 'yi en az 2 ay kapatır şimdi RTÜK! "Madrid'te Son Tango" prime time 'da porno film oldu resmen... Tecavüzzzz!

Ama bana bir çağrışım yaptı :) 6 tane atılır mı beeee, Ohaaaaa Fenerbahçeee! yani Barcelonaaa :) Kulakların çınlasın 6S... Fenerbahçe = Barcelona, Barcelona = Fenerbahçe (Evet gece üstüm açık kaldı...)

Ps. Pique'nin maçta attığı 6. gol, Barça'nın bu sezon ligde attığı 100. goldü.

Ronaldinho Fener'de !!!

Eskiden lig bitince başlardı... Gazeteler futbolsuz geçen zamanlarda asparagas transfer haberleriyle tiraj peşinde koşarlardı. Ha şimdide bir şey değişmedi aslında ama bu tarz haberler Fenerbahçem ve 6S çoktan havlu atınca erkenden çıkmaya başladı. Ama benim dikkat çekmek istediğim yer başka...

İtalyan ve Alman medyasının yazdıklarına göre, seneye Ronaldinho'ya Fenerbahçe forması giydirmek için yönetim yoğun çaba içerisindeymiş. Bu sene başında Barcelona 'dan Euro 21 milyon'a Milan'a geçen Ronaldinho için Fenerbahçeminde verdği rakam Euro 21 milyon'muş... Kendisine de senelik Euro 5 milyon teklif etmişler. Hatta Aragones, sene sonunda gönderilecek ve yerine gene Brezilya'lı Scolari gelecekmiş. Ronaldinho'nun da hocalığını yapan 60 yaşındaki tecrübeli teknik adamın Fenerbahçe'nin başına geçmesinin, yıldız futbolcunun transferi için itici bir güç olacağı yorumları yapılmış.

Aslında Fenerbahçe ile ilgili haberlere dikkat etmek lazım, başta Aziz Başkan olmak üzere yönetim bugüna kadar birçok bomba transfere imza attı. Roberto Carlos, Stephan Appiah, Nicolas Anelka, Alex gibi... Alex yaaa, di mi :))) Bu haberi okuyupta, tam hadi ya derkene, zamanında ünlü gazeteci Fatih Altay 'lının düştüğü durum aklıma geldide... Eee kulüpte para olunca da "olm yoksa olur mu yaaa?" diyesim geliyor. Neden mi? Lütfen hikayeyi bilmiyorsanız allah aşkına aşağıdaki resme tıklayında okuyun :) Kız erkek farketmez, müthiş bir tebessüm var işin sonunda...

Ben ne yazık ki pek de inanmasam da bu transfere olması için canı gönülden dua ediyorum. Olmalı çünkü, Fenerbahçemde artık bir şeyler değişmeye başlamalı... Because we need a new hope! A new hope...

Burası Türkiye...

Akşam maç varya, içim futbul dolu, yazasım var bol bol... Ajanslara, güldüren ama beni asla şaşırtmayan bir haber düştü yeni :)

Konu Zonguldak'da Trabzon Beşikdüzüspor ile Rize İyiderespor arasında oynanan 3'üncü Lige terfi karşılaşması... Yer, Karaelmas Kemal Köksal Stadı. Maçın ilk yarısı golsüz sona eriyor.
İkinci yarıda Beşikdüzüspor, 79'uncu dakikada Yalçın'ın plasesiyle 1-0 öne geçiyor, ancak İyiderespor, maçın son uzatma dakikalarında Hakan'ın kafa vuruşuyla durumu 1-1 yapıyor. Ahanda asıl olay o zaman oluyor. Son dakika golü, İyideresporlu futbolcu ve teknik heyeti sevince boğuyor, tüm yedek kulübesi ve teknik heyet, sevinç içinde golü atan Hakan'a doğru koşmaya başlıyor. Kimsenin gözünü bir şey görmezken, olan garibim çizgi üzerinde orta sahaya doğru koşan yan hakem Onur Albayrak'a oluyor. Çarpışmanın şiddetiyle yere düşen hakem Albayrak, sol ayağından sakatlanıyor. Hatta öyle bir sakatlanıyor ki yerden bile kalkamıyor, yetmiyor ambulansla hastaneye kaldırılıyor. Uzatmalarda dördüncü hakem görev yapıyor. Bu komik olayın sonucunu merak mı ettiniz, :) İyiderespor penaltı atışları sonunda rakibine 8-7'lik üstünlük sağlayarak finale yükseliyor. Sakatlanan garibim hakem Albayrak ise, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilmiş. :))) Bu 3'üncü Lige terfi karşılaşmasında yaşanan ilginç anlar, kare kare aşağıda...

Bir yandan da diyorum ki, iyi öldürmemişler :) Oha demeyin, biz evde PS3 oynarken kritik bir gol attığımızda, birbirimize yaptıklarımızı düşünüyorum da, walla iyi öldürmemişler :) Hakkat insan diiiiliz yaaa :) sen akıl fikir ver bize yarabbi... Ama burası Türkiye, burda herşey olabilir :) Bu yüzden ne mutlu Türküm diyene...

"El Classico" 'ya saatler kala...

İki günlük nadastan :) sonraa işşşte Cumartesi, işte El Classico keyfi... İspanya liginin ilk 2 sırasını paylaşan Barça ve Real Madrid zirve için kapışacak. Barça rahat, 4 puan öndeler... Bu nedenle Real Madrid saldıracak ve mutlak kazanmak isteyecektir. Bu nedenle hafta içindeki Barça - Chelsea maçının monotonluğu olmayacaktır :)

Ronaldo, bu ara BJK 'nin gündeminde... İnşallah alırlar da lige biraz renk gelsin. Maldonado ve Josico gibi takozları takımlarına alanlar utanır biraz :) Neyse, Ronaldo zamanında hem Barça'da, hem de Real Madrid'de oynamıştı. Bu maç öncesinde iddialı bir yorumu var:

"Kalbim Real Madrid'le. Oğlum da Real Madrid'i tutuyor ve kazandıklarında ikimiz de çok mutlu oluyoruz. Bu maçı da 2-0 kazanacaklar. Goller Raul ve Sergio Ramos'tan gelecek. Hatta Ramos kornerden gelen topu kafayla ağlara gönderecek."

Bu da sahtekarmış. :) Efsane Barça bu maçı 2-1 alır gibi geliyor bana... Barça, Barça, Barça... Dünyadaki benliğimin Fenerbahçe'den sonraki en büyük hayali... Maç 21:00'de, NTV 'de, hemde Ercan Taner anlatımıyla...