Yazmaya gerek var mı?4 Kasım 2009 Çarşamba
3 Kasım 2009 Salı
Anlayan beri gelsin.
Yokh Artık! 'da Varan 2
Bu ara sosyetede tavan yaptım. Geçen yazdım "Yokh Artık" die... Danyel Guyiza'dan ekleme talebi gelmişti hani... Girdim o yüce şahsın sayfasına, aaa bi baktım en büyük düşmanı Mateja Kežman ile arkadaşmış bu :)sadener.blogspot.com/search/label/Daniel Güiza
Aaaa... Bombalar arka arkaya patlıyor... Sonra gene kutuma bir baktım, Mateja Kežman değil tabii ki, o kadarı hiç değil, o Lebron James, Amerikalı o!... Mateja Kežman resimlisi bir bayan isimlisi ekleme talebinde bulunmuş. Walla ilgimi çekmedi değil, itiraf ediyorum. İlgimi çekti çünkü sende bazı rahatsızsın belli, bayan isimli olduğundan değil :)
Ercan'ın saatine denk gelirse
Konuşacak başka konu, memlekette başka gündem kalmamıştı zaten. Ercan Saatçi ile Metin Özülkü bir anda hedef insanlar oluverdi. İnanılmaz bir ülkede ve ortamda yaşıyoruz. Herkes vuruyor abalıya! Bazen inanasım gelmiyor. Herkes bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık oynuyor. Böyle yazıyorum ama olayı tasvip ediyor muyum, hayır. Ancak bu video, anayasal düzende bir suçtur. Merak ediyorum, bunu sızdıran veya ilk yayınlayan hakkında bir araştırma yapılıyor mu? Ülkede ceza kanunu diye bir şey var, egolarımızı ve saplantılarımızı kenara bırakabilirsek. Herkes, hangi konu olursa olsun, küfür etmiştir a.q. :) Sana, bana, yedi ceddine, düzene falan filan... Bilmiyoruz sanki ebenin amı Ali Sami 'leri :) Önemli olan bu işin yeridir. Arkadaş arasında, aile içinde bu çok normaldir. Bir de kendinizi koyun bu insanların yerine lütfen... Ha biri çıkar ben hayatım boyunca küfür etmedim der ve ispat ederse, helal olsun o zaman ne yapsa yeridir. Günün birinde, insanın içinden geçenleri de okuyacaklar, yakındır...Neyse 6S 'liler sağda solda seslerini yükseltiyorlar, haklıdırlar. Alınmaları doğaldır, nasıl üzerlerine alınırlarsa normaldir. Ercan Saatçi yalan mı söylemiş? Yooo, aleni tecavüz etmişiz gene maçta, adam olanı söylemiş. Her sene takıp duruyoruz, hala tribünlere geliyorlar. Ha onlar utanmadan gelince bir şey olmuyo, biz sövünce mi oluyo? Bu 3 sene öncesinin videosu, biraz daha araştırsınlar, 10 senedir takıyoruz, daha dolu bulabilirler. :) Kulun bildiğini, kuldan saklamak günahtır!
2 Kasım 2009 Pazartesi
Görmek lazım.
Sabah, nasıl olduysa :) geç kalktım, klasik... Sinirle apar topar evden çıktım, Kadıköy'e geldim. Gazetemi aldım ve motora bindim. Vardık Karaköy'e, inmek için kalktım, bekliyorum ki kıyıya yanaşalım. Etrafımdaki insanlar ellerinde cep telefonları bir yere bakıyorlar, bir şey çekiyorlar. Nooluyo derken, kafamı bir kaldırdım, kocaman gökkuşağı varmış :) Oha! Hani istesen bu kadar olmaz, kalemle çizilmiş gibi. Yuh dedim kendime, bir kafanı kaldır, etrafına bak. Devekuşu gibi kafamızı önümüze alıp, yürüyüp gidiyoruz bu hayatta! Etrafımızdaki güzellikleri görmek için bir çaba sarfetmiyoruz. Nasılda yazık :) Bu inanılmaz manzarayı görmek için bir çaba sarfetmeye de gerek yoktu. Bu tabak gibi... Asıl apaçık görünmeyen, kolay elde edilmeyen güzellikleri görmeyi bilmek lazım. Kısaca bakmak değil, görmek lazım... Yoksa bu basmakalıp hayatta insan nasıl tatmin olabilir ki? Şu basit gökkuşağı bile nasıl mutlu kıldı beni!...
1 Kasım 2009 Pazar
Yokh Artık!
Hadi zaten bu işin boku çıkmaya başlamıştı. Konu FarmVille ay Facebook değil!!! Asıl sorun günümüz dünya iletişim hali... Neyse... Ee sende sabahın bu saati buraya girersen, sana bi takdiri ilahi olsa gerek! Arkadaş talebine gözüm takıldı, tıkladım... Açıldı sayfa, okumaya başladım. Ben okuyorum... Ben okuyorum ama bu Dann yell gon zales gu... Tekrar, tekrar, tekrar... Herhalde 4 okudum walla... Zihnim okuduğunu anlamıyor ısrarla! Resme bakıyorum, yazıya bakıyorum, resme bakıyorum, yazıya bakıyorum, içim bi hoş oluyorum!!! Şaka mı bu ya!!! Dünyada olmuştur yaşamış - ölmüş vardır 15 milyar insan... Ya gelsin Kuşum Aydın'dan... Gelsin İndra Gandhi'den, Robbie Williams'dan, Lionel Messi'den... Gelsin Stalin'den, Cem Uzan'dan, Armin van Buuren'den... Ya niye bu adamdan geliyor! Başka ünlü mü kalmadı? Ya yoksa, bak ben evde tek başımayım, bahtsız bedevi olayı mı? Nasıl bir kader bu? Çıkacağım bu lüks iletişim sosyetesinin içinden! Harbi eşşek şakası bu! Hay ben senin o parnaaağını...Sen herkimsende, seninde boyun posun devrilsin!... İlahi, sövdürdün gene Danyel'ime :)
Hayatta nefret ettiğim şeyler - 21
Suadiye - C.Bostan arası bende su yolu... Walla beni bıraksan, gözüm kapalı sürerim arabayı... Malum, saplantılıyız ya bu konuda (buna da ayrı değinmek lazım artık), ince hesap yapılmıştır zaten... Vardır 2 yol, biri caddedir, diğeri ara sokaklar... Caddeden gidersen 550m. daha kısadır :))) Ama yemez o trafik, gecede abuk kırmızı ışıklar... Yaa benim anlamadığım, yeşil hat diye bir uygulama vardır dünyada... Kırmızıdan kalkınca 50 - 60km. ile gidersen, yakalanmaman lazım başka kırmızıya! Ama bura Türkiye, o medeniyet nerde! Cafe Crown gerisindeki 3 ışıkta ta takılmazsan olmaz! Sanırsın her ışıkta köşe başında duran taksiciler karpuz kesçek sana!Hayır, o seçimi yapmak o an ki ruh haline bağlıdır. Ara sokakta çok ıvır - kıvır be abi, ne o yılan gibi dersem, caddeyi seçiyorum. Hep aynı ümit, abi daha da bassam Şaşkın ışıklarda kesin yakalanmam ya! Babayı... Daha geçtiğim olmadı. Bugünde geçemedim. Geçemedim a.q. ... Bunun matematiğine kafam basmadı... Nefret ediyorum, 550m. için bu eziyeti yaşama ihtimalimi kabul ettiğime inanamıyorum! Gerçekten nefret ediyorum, artık kendimden de nefret ediyorum!...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

