9 Eylül 2010 Perşembe

Hooopppaa!...

Bu kadar zamandır yazmıyorum basketbol Milli Takımımız hakkında... Kimseler yanlış anlamasın, çünkü daha başlamadan gınaa geldi bu konuda bana! Yaklaşık 1,5 aydır bunlarla yatıp kalkıyorum :) Planlamalar, saha aktiviteleri, uğurlamalar, maçlar, maç gösterimleri... İçten içe elenselerde bitsin bu çile diye geçirirken, HÖT! ettiniz beni... Zaten gınaa gelmişti, bir de siz o sansasyonel performansınızla dumur ettiniz beni... Ceza mı kötü kestiniz, yarı finale kadar yürüyerek... Ama insan olun biraz, yamyam gibi yemeyin rakipleri... Hepsi mi perişan edilir be!... Ben karalar bağladım şimdiden. Niye mi, kazara bir de şampiyon olursanız toptan yan bastık biz :) Bana olacak bayram'a bak!


Olsun, walla helal olsun...

8 Eylül 2010 Çarşamba

Tasarımın vay hali...

Güzel bir tasarım ile karşı karşıyayız :) Oldukça paylaşılası... Düşün bir, 32 yıldır bu dünyadayım, hayatımda daha ağzıma ne neskayfe sürdüm, ne de Türk kayfesi :) Espiresso, kapuçino falan zaten hak getire... Cins adamım ben! Buna rağmen atasım geldi buraya... Kalıp içinde hazırlanmış beton espresso makinesi... Shmuel Linski 'den... Bravvo...

7 Eylül 2010 Salı

Nato kafa...

Walla, kac aydir isten perisaniz... IK sagolsun, biraz daha sallarsa bizi gercekten helvamizi yiyecekler! Daha Ekim sonuna kadar da bu tempo bitmez! Na kafam kazan gibin! Artik oructan midir, beynimin tukendiginden midir bilemem ama apartmandayken 4 e basmaktan, plazada 3 e basmaktan helak oldum. Tam tersi olmasin??? Salagim ben, durdu saksi! Ekim sonunu gorebilir miyiz, o artik takdiri ilahi sanki...

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

6 Eylül 2010 Pazartesi

Tahin pekmedi...

Ne bu? Resmen Modern Sanat... Ama mideye hitap eden bir türü bu... Tahin Pekmez bu!!! Nerden, ne zaman bulaştıysam gene? Yok bööle bişey!... Hatırlarım, 2004 kışında askerken, terminal karakolundaki favori gece yemeğimizdi... Nöbette başka türlü ısınamıyorduk :) Tabii ki cepten, yandaki benzin istasyonundan temin edileninden... O zamandan beri unuttum gitti. Taaki, nasıl bulaştım hatırlamıyorum, bu Ramazan'a kadar!!! Her iftar mı yenir be kardeşim? Pastane pidesini bandıra bandıra :))) Her lokmasında için ısınıyor, tadından dilin damağın uyuşuyor! Bittim ben, walla bittim. Nasıl bir ikilidir bu? Ateş ve barut gibi... Erkek ve kadın gibi... FB ve GS gibi... Bu karışım ipe götürür adamı! Ne olur satmasınlar artık... Problem bende, almam diyemiyorum çünkü... Kısaca bu tahin beni pekmedi...

1.000'i 2 geçe...

Nasıl atlarım ya... Kaç zamandır bu anı bekliyordum... Bir baktım, inanamadım... ... ... ... Bu tam 1.002. blog :) Walla devirmişiz bini... Geriye dönüpte bakıyorum da yazdıklarıma... Hani derler ya ölmeden önceki son saniyede, tüm hayatın gözünün önünden geçermiş. Benimde tam öyle oldu. Herşeyden önce o bir saniye falan değil... Bir zaman okyanusu gibi, sonsuza dek uzayıp gidiyor, düşündükçe ardı arkası kesilmiyor. Sanırım bu hayatta başıma gelen her şey için fena halde kızabilirim ama dünyada bunca güzellik varken kızgın kalmam oldukça zor. Bazen hepsini bir anda görüyormuşum gibi geliyor. Hayat, çook hızlı... Sonra sakinleşmeyi hatırlıyorum, tutunmaya çalışmaktan vazgeçmeyi... O zaman herşey yağmur gibi üstümden akıp geçiyor, arınıyorum. Ve sonsuz bir minnet duyuyorum; küçük, aptal hayatımın her bir anı için. Eminim neden bahsettiğim hakkında hiçbir fikriniz yok. Ama merak etmeyin, bir gün sizde anlayacaksınız...

4 Eylül 2010 Cumartesi

Iftar...

Bu aksam da bana ayrilan surenin sonuna geldik!!! Yayinda ve cekimde emegi gecen tum arkadaslara tesekkur ederim... Kalin saglicakla... Vah mideme vah vah vah!...

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

3 Eylül 2010 Cuma

Hayat...

Hayat, Cuma'yı beklemekten ibarettir...