28 Ağustos 2011 Pazar

Ah Futbol Ah!

Bizim ligin adam olacagi yok... Suursuz TFF sayesinde tadi tuzu kalmadi. Futbol ozleyenler olarak 2 umudumuz vardi, Ingiltere ve Ispanya ligleri...

Can sikintisi oruclu oruclu Man.Utd. - Arsenal macini izliyorum. Sanki porno film??? Sakata geldi oruc... O kadar muthis goller var ki? Hele ki Young'in attigi 2. golde, daha top havadayken anasinin hatrini sordum, giderken belliydi lamba gibi asilacagi filelere. Dakika 84 ve skor 7-2... Daha ne diyeyim? Allah Arsenal'e sabir versin. Nasri ve Fabregas sonrasi bellerini dogrultamazlar gibi gozukuyor...

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

26 Ağustos 2011 Cuma

Socrates 'ten...

Sokrates oğluna bir torba çivi verir ve ona kontrolünü, sabrını her kaybettiğinde ceviz sandığının üzerine bir çivi çakmasını söyler. Birinci gün çocuk tam 37 çivi çakar. Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar. Nitekim haftalar ilerledikçe, kendini kontrol etmesinin sandığa çivi çakmasından daha kolay olduğunun farkına varır. Her çivi çakılmadığı günün sonunda durumu babasına bildirir.

Bu defa Sokrates oğluna, kendini kontrol ettiği her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister. Haftalar geçer, çocuk hem sabır hem de kendini kontrol etmenin idrakiyle, tüm çivileri sökmüş olur ve babasını çağırır.

Sokrates çocuğunun elinden tutar ve sandığın yanına götürüp ona şöyle der: "Bak oğlum, çok çalıştın ve artık kendini kontrol ederek sandığın üzerinde delik açmamayı öğrendin!… Ancak, sandığın üzerindeki deliklere bir bak!... Hiç bir zaman o delikler kapanmayacak ve eskisi gibi olmayacaklar. Her sabırsızlığın, duygusal tepkimen karşındaki kişinin yufka yüreğinde böyle onulmaz yaralar oluşturur. Ne kadar özür dilersen dile, o yara daima orada duracaktır. Sözlü bir saldırı da en az fiziksel bir saldırı kadar yara verir!... Oysa arkadaşlarımız bizim için mutluluktur, bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatli bir kulak sunarlar ve kalplerini bize açmaya her zaman hazırdırlar."

Torn, 03.02.2002


23 Ağustos 2011 Salı

SadenerLand Research Lab. Reports...

"evlenin evlenin... iyi bir kadın bulursanız mutlu olursunuz, bulamazsanız filozof olursunuz"

Socrates


22 Ağustos 2011 Pazartesi

Terör kolgezerken...

Gene bir koramiral tutuklanmış. Bravvo walla... Terör kolgezerken... Vatan evlatları birer birer toprağa düşerken... Bu kadar zaman yazmadım, ama tutamayacağım artık kendimi... Bi iki de biz fikredelim... Ergenekon ayağına tutuklamadıkları adam kalmadı. O kadar laçkalaştı ki durum, dalgasına bizi ne zaman içeri alırlar esprileri bile çoktan miyadını doldurdu. Bıkmadılar, hala adam tutukluyorlar... Ordunun yarısını içeri aldılar be! Tepesinde adam bırakmadılar. Bu mudur adalet? Nasıl bir hukuktur bu, daha sonuçlanamayan? Peki bu nasıl bir devletçiliktir?

Yerle bir ettiler ordunun kudretini... Taşraları çoktan ateşe attılar, haberleri bile yok... Saygısını yitirttiler halkın üzerinden... Halbuki bende inanamazdım, ama askerde bizzat şahit oldum. Vatanımda askersiz çok yer 2 ileri 1 geri gider... Eskiden böyle cirit atılabilir miydi? Müzakere edilmesini çoktan geçtim ben... Bizse; bıçak mı kemiğe dayandı, sözün bittiği yer neresi ki, çatladı mı sabır taşı evresindeyiz daha...

Söylemleri nedeniyle suçlu bulunan Sokrates, mahkemece idama mahkum edilmiş. Karısı yana yakıla haykırmış, mahkeme ne istiyorsa onu yap yoksa haksız yere asılacaksın diye... Sokrates düşünmeden cevaplamış; haklı yere asılsaydım daha mı iyiydi be kadın? Bu tutuklama işleri o hesaba döndü...

Manic Monday!!!

Bu Pazartesi sendromunu ne yapacağız ya! Her sabah uyanırken adeta içimden bir şey çıkmaya çalışıyor sanki... Ben bastıra durayım da o durmuyor! Walla saldırasım var sağa sola... Vurasım var kendimi duvarlara, dağlara, taşlara... Öyle depresif bir hale geldi ki artık... Zaten geç kalmışım kalkamamışım... Yolda deli trafik, hangi yola sapsan arpa boyu ilerlemiyor. Telefona düşen toplantı uyarıları... Yağan mailler zaten hayat standardı olmuş. Artık 2 elimle mail yazmaktan uzmanlaştım arabayı dizimle kullanmaya... Her mecradan iletişim yağıyor, herkesler bir şeyler istiyor... Aaargh!

Orucuz ya, öğleyinde oturuyoruz yerimizde kös kös... Bir anda zihnim çalışmaya başladı, merak ettim... Ben okula 5,5 yaşımda başlamışım... Miş'li zamanda kullanıyorum, çünkü çoğu şeyi hatırlamıyorum tabii ki... Ama Pazartesi sabah kalkmaları zihnime kazınmış durumda... Okul sonrasında iş hayatı... Şu an km 33'te... Geçmiş 27,5 sene... 52 haftadan 1.400'den fazla Pazartesi ediyor... Yazık değil mi bana??? Yüce rabbim, şu güne karşı olan algımı değiştir, dayanma gücü ver! Acaba çivi çiviyi söker hesabı bir Pazartesi günümü evlensem...

15 Ağustos 2011 Pazartesi

TomTom ve Darth Vader

Yaratıcılığın sonu yok. TomTom araç GPS firması, yol komutlarının sesi için Darth Vader'ı kullanıyor. Tanıtım müthiş... Valla gidip alasın geliyor. Buram buram konuşsun arabanın içinde... Biraz kılıbık başlamış ama sonu effsane olmuş walla! Yakışır bitmiş... Dum dum dum dumdudum dumdudum, duum duum duum dumdudum dumdudum... Yaşasın Dark Side...

8 Ağustos 2011 Pazartesi

One Step Beyond

27th pass : Healesville Sanctuary / disilludere, disingannare, disillusione

1st Key: SUN
2nd Part History: Energy, No one, Senseless, Shrink, Disillusion, Waves, Kırpık, Dragonfly, Stratosphere, 2099, Selflessness, Sacrifice, Angel-a, Antisocial, Jaren, TK155, Luxuria, THY, Indigo, Insidious, Handicap, Transformers, 501, Schizophrenic, Sempiternal, Rain

Date : 07.08.2011


*** Bu da unutulmaya yüz tuttu, kaldığımız yerden devam edelim... Hatırlatmak için One Step Beyond History